piano-tarihi

PİYANO TARİHİ, ANLAMI VE İLK’LERİ

PİYANO TARİHİ,ANLAMI VE İLK’LERİ

Çalgının adı italyanca “hafif ve güçlü” anlamlarına gelen “piano e forte” nin önce birleştirilmesinden (pianoforte) sonra da kısaltılmasından (piano) ortaya çıktı. İlk Piyano 1700 lü yıllarda İtalya – Floransa’da Bartolommeo Cristofori’ tarafından yapıldı. Cristofori’nin en büyük başarısı, piyano’nun temel mekanik sorunu olan, çekicin tellere vurması anında sesin çekicin etkisi ile sönümlenmemesi  (bir titresim hareketinin (mekanik, akustik, vs.) kaynaginin durmasi ile hareketin bitmesi arasinda gecen surece verilen ad.) ve çekicin çok çabuk bir şekilde tellerden ayrılarak notanın yeniden çalınabilmesi sorununa bir çözüm üretmesidir. Bartolommeo Cristofori yaşamı boyunca  20 civarında piyano üretti. Piyano için ilk kez 1770 yılında Muzio Clementi eser yazdı. Besteci aynı zamanda piyanonun teknik olanaklarını inceleyerek çalma ve yorumlama üzerine çalışmalar yaptı. Eğitim amaçlı alıştırmalar yazarak piyanonun çalma tekniğini ilerletti. Clementi’den sonra birçok besteci piyanonun olanaklarını geliştirici çalışmalar yapmaya devam etti. Bu çalgı, büyük bestecilerin en yakını olmuştur, dolayısıyla bu çalgı için verilen bestelerin sayısı ciltler tutar. “Piyanistler, diğer çalgıları çalanlara nazaran, çıkaracakları sesleri piyano üzerinde hazır bulurlar” gerekçesiyle, küçük yaştan (altı-on) başlayarak, öğrenebilecek çalgılardan birisidir.Hatta günümüzde çok daha küçük yaşlara yönelik piyano eğitimi verilebilmektedir. Yedi buçuk oktava yakın ses aralığı ile teknik ve yorum açısından tek kişilik bir orkestrayı andıran çalgının icadı müziğe önemli bir katkı sağlamıştır.

PİYANO SESİNİN ÖZELLİKLERİ

Piyano frekansını telin boyuna, birim kütlesine ve gerginliğine bağlayan (5.2) bağıntısı ancak ideal esnek teller için tam olarak geçerlidir. Piyano tellerinde ise yapılışlarından gelen bir katılık (esnek olmama) özelliği vardır. Bu özellik, titreşen telin denge noktasına dönme hızını artırır. Yani, sanki tel daha gerginmiş gibi bir etki yapar. Dolayısıyla, telin titreşim frekansı (5.2) bağıntısından beklenenden fazla olur. Teldeki katılığın etkisi yüksek selenlerde daha belirgindir. Bunun sonucu olarak, selenler arasındaki tam sayı oranı bozulur. Yani, adeta piyano telinde selenlerin değil üst seslerin oluştuğu düşünülebilir.

Her şeyleri aynı, yalnızca birinin boyu diğerinin yarısı olan iki esnek teli göz önüne alalım. Kısa telde oluşan sesin frekansının diğerininkinin tam iki katı olması beklenir. Ama teller esnek değilse (piyanodaki gibi), kısa telden çıkan ses uzundan çıkanın üst sekizlisi olmaz; sekizliden biraz daha tiz olur. Öyleyse, piyanoda birbirinin sekizlisi olan tellerin boy oranı 2/1 olamaz; 2/1,06 ile 2/1,03 arasında değişir. Bu orana piyanonun telleme ölçeği denir. Her şeyleri aynı teller kullanılıyorsa, sekizliyi verecek telin boyunun bu telleme ölçeğine göre ayarlanması gerekir. Kuşkusuz, tellerin gerginliklerini ve birim kütlelerini değiştirerek de frekanslar arasında 1/2 oranı sağlanabilir.

Modern piyanolarda kullanılan ses dizisi tampere dizi denilen dizidir. Tampere dizide sekizli aralığı (2/1 aralığı) 12 eşit parçaya bölünmüştür. Buna göre, tampere dizideki yarım sesin bağıl frekansı y12=2/1 eşitliğinden, y=1,060 olarak bulunur. Buna göre, örneğin la4 sesinin frekansı 440,0 Hz. ise la4# sesininki 440,0X1,060=466,4 Hz olacaktır. Veya la4 sesini veren telin boyu örneğin 52,0 cm ise, la4# sesini veren telin boyu 52,0/1,060=49,1 cm olacaktır.

Şimdi, piyanodan yayılan sesin niteliğini değiştiren bazı etkenler üzerinde duralım. Her şeyden önce, tellerin tam esnek olmayışı yüzünden, çıkan karmaşık sesin içindeki selen düzeni bozulduğu için, piyano sesi biraz uyumsuzdur (dersizdir) ve bu uyumsuzluk piyano için karakteristik bir özelliktir. Gerçekten, hem müzikçileri hem de müzikçi olmayan kişileri içeren topluluklara, sentezle oluşturulan seslerden hangisinin piyano sesine benzediği sorulunca, hepsi de, içinde tiz sesler bulunanları seçmişlerdir.

Daha önce de belirtildiği gibi, piyano sesinin içerdiği üst seslerin frekansları, sesin frekansı arttıkça, karşılıkları olan selenlerinkinden gitgide daha farklı olur. Frekans arttıkça, üst sesler gitgide daha diyezli olur. Yani selenler değil üst sesler oluşmakta ve bunların frekansları kendilerine karşı gelen selenlerden gitgide daha büyük olmaktadır. Piyano sesindeki dersizlik apaçık bellidir.

Piyano seslerinin niteliğini etkileyen ikinci bir etken, sesin başlayış ve bitiş (sönüş) biçimidir. Bu, her çalgıda farklıdır. Piyanoda, tele, çekicin vurmasıyla ani olarak enerji verilir. Bu bir ses patlamasıyla sonuçlanır. Patlama çabucak söner. Ama, telin serbest titreşimiyle oluşan ve daha az şiddetli olan ses uzun süre devam eder. Yani, piyano sesi, iki ayrı sesin bileşkesi gibi düşünülebilir. Sönme hızları farklı olan bu iki ses, piyano telinin farklı iki titreşim (birisi ses tahtasına dik, birisi ses tahtasına paralel) yapmasından doğar. Çekicin vuruşu dikey titreşime neden olur. Bu titreşimin enerjisi eşik yoluyla ses tahtasına aktarıldığı için çabucak biter ve titreşim söner. Yatay titreşimin enerjisi ise, tel eşiğe bastırılarak titreşmediği için (boyuna titreşim) ses tahtasına kolayca geçemez. Dolayısıyla ses uzayıp gider.
Piyano sesini karakterize eden etkenlerden biri de, bütün üst seslerin sönme hızının aynı olmamasıdır. Bazı seslerin önce sönüp sonra tekrar canlanması dikkat çekicidir. Bazı sesler de düzgün biçimde sönmektedir. Dolayısıyla, piyano sesinin tınısında zaman içinde değişiklik olmaktadır.
Piyano sesine özellik sağlayan başka bir etken, bir tek perdeyi elde etmek için birlikte seslendirilen iki veya üç telin düzenlerinin birbirine tam uymayışından doğan vurulardır. Az sayıda vuru sese sıcaklık katar. Bu nedenle, piyanonun sesi dinleyiciler tarafından sıcak bulunur (Çok sayıda vuru rahatsızlık verir). Sesin sıcaklığı kuşkusuz öznel bir niceliktir. Ama bunun vurularla ilgili olduğu da kuşkusuzdur. Nitekim, birkaç keman tarafından tek sesli olarak çalınan bir melodi sıcak bulunur da, aynı melodi tek bir keman tarafından çalınınca sıcak olmadığı söylenir. Çünkü, tek kemanda vurular oluşmaz. Ayrıca, tam ve kesin frekanslı selenlerden elektronik olarak oluşturulan sentetik sesler de, vuruların yokluğundan dolayı, sıcaklıktan yoksundur.
Piyanonun sesine özellik veren bir diğer etken; çalgının diğer kısımlarından (teller dışındaki kısımlardan) gelen seslerdir. Özellikle, tiz seslerde, çekicin tele vurmasıyla oluşan vurma sesi çok dikkat çeker. Pedal gürültüleri, vurulmamış olan tellerin vurulanlara uyarak titreşmeleri, vb.., bir piyanonun sesini tanımamızı sağlayan ipuçlarıdır.

 

PİYANO KULLANIMI İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Piyanonuzun mobilyasının rengi güneş ışınlarından dolayı zamanla solabilir. Bu yüzden piyanonuzu direkt güneş ışınlarına maruz kalmamalıdır. Piyanonuzun bulunduğu ortam çok kuru, çok rutubetli, çok sıcak yada çok soğuk olmamalıdır. Özellikle piyanonuzun arka kısmını dış cepheye bakan duvarlara ve pencere yakınına yaslamayınız. Ayrıca piyanonuzu kalorifer, soba, klima gibi cihazların yakınında bulundurmayınız.

Piyanonu iç mekanizması keçe, deri, çuha ve güderilerden meydana gelmektedir. Bu maddelerin en büyük düşmanı güve ve faredir. Bu yüzden piyanonuzun alt kısmında fare zehri, keçenin yoğun olduğu yerlerde ise güve barındırmayacak maddeler (Güve savar, naftalin) bulundurunuz. Piyanonuzun taşınmasını, ilk regülajını ve akordunu mutlaka uzman bir yetkiliye yaptırınız. Piyanonun düzeninin uzun süre bozulmaması için tellerin gerginliklerinin korunması gerekir. Yani, ayar (akort) çivileri tellerin zorlaması altında eğilmemelidir. Bu durum çivilerin zamanla aşırı gevşemesine ve akort tutmamasına neden olacak pahalı arızalara neden olabilir. Ayar (akort) çivilerine gerekli dayanıklılığı sağlayabilmek için piyanonuzun akordunu yılda iki kez mutlaka yaptırınız (en sağlıklı seçim, ilkbahar ve sonbahar aylarıdır).

Profesyonel bir piyanist, her provadan önce piyanosunu akort ettirdiği gibi konserden önce de akort ettirmektedir. Piyanodaki deri, keçe, çuha ve pimler vs. kullanımdan dolayı zamanla aşınacağı için gerekli bakımını ve onarımını zamanında yaptırınız.Yukarıdaki hususlara dikkat etmeniz piyanonuzun ömrünü uzatacak ve performansını her zaman en üst seviyede tutacaktır.

Sosyal medyada Paylaşın ...

Yorumunuzu ekleyin

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.