muzikoterapi

Müzik Sağlıklıdır

Müzik Sağlıklıdır 

İnsanların hayatlarındaki fiziki unsurlar, psikolojilerini etkiliyor. Soluduğumuz hava, gördüğümüz renkler, duyduğumuz kokular, işittiğimiz sesler hepsi bu fiziki unsurlar içine girer. O halde bizi etkileyen bu faktörlerin farkına varıp onları kullanarak neden sağlığımızı daha iyi hale getirmeyelim? Tarihten günümüze bazı psikolojik rahatsızlıkların müzik ile tedavi edildiği bile görülmüştür. Gücü elinize alın.

Müzik Mucizesi

Çağımız, bilim ve araştırmalar çağı olarak da isimlendirilebilir ve bu araştırmalardan müzik de nasibini almıştır. Müzik ve insan arasındaki ilişkiler konusunda yapılan çalışmalarsa pek çok ilginç bilgiye ulaştırmıştır bizi.

Örneğin Almanya’da Friedrich Schiller Üniversitesi’nde yürütülmüş araştırmalarda profesyonel yahut amatör olarak müzikle uğraşan olan insanların beyinlerinin daha büyük olduğu görülmüştür.

Piyano çalmanın; notaları algılayan beynin, tuşlara dokunan parmaklara ve pedallara basan ayağa koordine bir şekilde emir vermesinin, beynin birden fazla bölgesini aynı anda çalıştırdığı ispatlanmıştır. Bu faydanın da çok yönlü düşünmeyi ve bağlantıları daha rahat kurmayı sağladığı belirtilmiştir.

muzik-beyinMüzik ve Beyin Gelişimi

 Düzenli olarak müzik aleti çalmanın, beyindeki; görme, duyma, hareket etme, ve koordinasyon gibi bölümlerinde büyüme sağladığı artık bilimsel bir tespittir. Bilişsel düşünme ile müzik arasında güçlü bir ilişki olduğundan müzikle uğraşanlarda ya da sık müzik dinleyenlerde beyin aktivitesi artmaktadır.

Müzik ile uğraşan kişilerde; sağ ve sol beyin birlikte koordine bir şekilde çalışması çok daha aktif olmaktadır. Müzikle ilgilenen kişilerde sap ve sol beynin orta kısmındaki <köprü görevi gören> ‘corpus callesum’ bölgesinin normalden daha geniş olduğu ifade ediliyor.

Müzik ve Cinsiyet Faktörü

Kadınlar sol beyinlerini daha etkin olarak kullanırken, erkekler sağ beyinlerini daha etkin kullanırlar. Sağ ve sol beyin arasında bağlantıyı sağlayan ‘corpus callesum’ bölümü ise kadınlarda erkeklere göre daha geniştir ve hızlı aktarıma daha uygundur.  Ayrıca konuşmayı sağlayan lob sol beyindedir. Yani kadınlar sol beyinle düşünür ve yine sol beyinle (corpus callesum kanalını kullanmadan) konuşur ama erkekler sağ beyinle düşünüp bunu (corpus callesum kanalını kullanarak) sol beyne aktarıp konuşmak zorundadır. Bu daha uzun bir yol ve süreç demektir ve (kadınlara göre daha dar olan) corpus callesum kanalının kullanımını gerektirir. Kadınların erkeklere göre daha çok, daha hızlı ve etkili konuşmalarının sebepleri arasında da bu vardır.

Sıradan bir erkeğin, sıradan bir kadının corpus callesum genişliğine ulaşması için çok daha fazla müzikle uğraşması gerekir. Kadınlar bir erkeğin müzik yaparak ulaşacağı seviyeye doğuştan sahip olmaktadır. Ama tabiki müzikte iyi olmak için asıl faktör egzersizdir 🙂

muzik-beyin-2Beyin Haritalama Çalışmaları ve Müzik

Beyin haritalama tekniği ile yapılan çalışmalar; ritim, melodi, vurgu ve armoninin beynin sağ yarım küresinde, frekans ve ses şiddetindeki değişimlerle birlikte müzikle ilgili düşünce kalıplarının ise beynin sol yarım küresinde kaydedildiğini gösteriyor. Diğer taraftan korku, öfke, mutluluk gibi etkiler etkiler duygusal ve düzenleyici olan limbik sisteme işleniyor. Beyin haritasını ve beyinin vücudun hangi taraflarını kontrol ettiğini bilmek size kontrol sağlamada yardımcı olacaktır. Kulağınızı doğru kullanmanızı sağlayacaktır.

 

 

 

 

 

ders-muzik

Müzikle Ders Çalışmak

Müzikte duygularını harekete geçirenler, limbik sistemi konuştururlar. Müzikle düşüncelerini harekete geçirenler, öğrenirken müzikal unsurları kullanarak sol beyinlerini işin içine katarlar. Müzik kulağı olanlar önce sağ beyinlerini kullanırlar ve aradaki bu iletişimi güçlendirmek daha rahat koordine olmanızı sağlar. Dikkatinizi daha rahat toplamanızı sağlar, öğrendiklerinizi desteklemenizi ve daha kalıcı hale getirmenizi sağlar. Bu yüzden ders çalışırken müzik dinlemek dikkatinizi dağıtmadığı sürece bilgilerin işlenmesinde daha da yardımcı olacaktır.

 

 

Müziğin Yönlendirme Gücü

Müzik yalnızca zevk, neşe, aşk ve hüzün katan bir etmen değildir. Bunların yanında: devlet, millet birliğini oluşturan, savaşta orduya duygu veren, orduların yürüyüş ve hareketlerini düzenleyen ses ve ritimdir. İnsanları kaynaştıran, uyumlulaştıran ve aralarında bir ahenk oluşturan unsurdur.

Yüzyıllarca gerek Osmanlı’da gerek Avrupa ülkelerinde, savaşa giden askerleri bir ahenk içinde hareket ettirmek coşturmak üzere, müzikten oldukça yararlanılmıştır. Mehter takımı ve askeri bandolar, müziğin duyguları yönlendirme gücüne ve etkisine güzel birer örnek teşkil eder.

07Terapi Alanında Müzik

Psikolojik hastalıkların temelinde mutlaka biyolojik bir altyapı söz konusudur. Örneğin depresyon türlerinde beyindeki “mutluluk kimyasalları” azalıyor, istenmeyen kimyasallar salınmaya başlıyor vb. Modern tıp bu kimyasalları ilaçla düzenlemeyi hedefleyerek sağaltım yolunu seçiyor.

Yine beyin manyetik sinyallerinin kaydedilmesi sonucu sağlıklı, huzurlu, kendini güçlü hisseden ve mutlu insanların beyinlerinin alfa dalgaları yaydığı anlaşılmıştır. Beta,teta ve gama dalgaları stres, öfke gibi durumlarda yayılmaktadır.

Müzikte mutluluk, huzur ve sağlık kazanmanın mekanizması basit olarak şöyle açıklanabilir:

Hasta ve sıkıntılı kişilerin; bazı müzik türlerini dinlerken, beynindeki “olumlu kimyasalların” arttığı, bunun etkisiyle beyinden alfa ışınlarının yayıldığı gözlemlenmiştir. Sonuçtan yola çıkarak sebebi değiştirme yoluna gidilmiştir.

Yani işlemi tersine çevirerek, hasta ve mutsuz insana, ilaç müdahalesi yerine; olumlu salgı ve beyin seyin sinyallerini doğuracak müzik dinletilerek sağaltım yolunu seçilir.

Tabiki toplumdan topluma kullanılan müzikler ve makamlar da değişiklik göstermektedir. Bunun sebebi toplumun kültürel ve milli değerleridir.

04Unutulan Sağlık Yöntemleri ve Müzik

Modern tıp günümüzdeki kadar gelişmeden önce tüm umutlarımız bitkiler, kokular, renkler ve müzik üzerineydi. Şimdilerde ise; tıbbın gelişmesi ile birlikte uzun yılların deneyim ve birikimi olan bu bilgiler unutulmaya başlamıştır ya da en azından destekleyici alanda yararlanılacak bir hazine olarak kullanılmayı beklemektedir. Bkz. Alternatif tıp.

Özellikle psikolojik olarak tıbbın yetersiz kaldığı alanlarda müziğin çok faydalı sonuçlar verdiği bilinmektedir. Ki bu bilgi hazinesinin çok az bir kısmı değerlendirilmektedir. Maalesef ki çevremizde bu yöntemlerin ehliyetli kullanıcıları da yoktur.

Olumlu bir gelişme olarak; başta üniversitelerde, araştırma konusu olmak üzere bu bilgi birikimlerinden yararlanılmaya başlanılmıştır. Avrupa ülkeleri bizden bu konuda çok daha ileri seviyededir. Tarihte (Türk enstrumanı olan) kopuzla başlayan terapi serüveninde Avrupa ülkelerinin bizden ileri olmasıysa işin üzücü kısmıdır. Hatta Avrupa’da diğer müzik türlerinin yanında Türk Sanat Müziği Makamlarından da yararlanma uygulamaları yapan kurumlar mevcuttur.

Sokrates ve Müzik

Yunan filozof Sokrates ve onun öğrencisi Platon (Eflatun) da m.ö. 400’lü yıllarda, müziğin ahenk ve ritim ile ruhun derinliklerine etki ederek kişiye bir hoşgörü ve rahatlık verdiğini belirtmiştir. Sokrates, “Devlet” adlı ölümsüz eserinde “Yetiştirilecek gençlere spor ve müzik eşit olarak verilmeli zira spor kişiye güç ve sertlik verirken, müzik duygulu ve yumuşak bir yapı kazandırır. Bunların ikisi sağlıklı bir denge oluşturur. Birine ötekinden çok ağırlık verilmesi dengesizliğe neden olur.” demiştir.

08Türk Tarihinde Müzikle Tedavi

Kam ve Baksı adı verilen orta asya hekimleri, müzik ve dansı hasta tedavisi için kullanıyorlardı. Koray, sıbızgı, dombra vb. beş sesli sistemler bu amaçla değerlendirilmişlerdi. 9-10.yy’da Farabi, İbn-i Sina, Ebu Bekir Razi, Hasan Şuuri, Hekimbaşı Gevrekzade, Hafız Hasan Efendi, Yakup El Kindi bu konuda eserler yazmışlar ve makamların duygular ve organlarla ilişkilerini belirtmişlerdir.

Zaten İslam’da ezanın ve duaların rastgele değil uygun makamlarda söylenmesi etkilerini çok daha arttırmaktadır. Benzeri yorumlar Hristiyanlıkta da mevcuttur. Kilise ayinleri dualar yine klise organı dediğimiz enstrumanla uygun makamlarda söylenmektedir. Bu müziğin huzur verici uygulanışına güzel bir örnek teşkil eder.

 

Dünyanın İlk Hastanesinde Müzik

Ege bölgesinde pek çok yerde kalıntıları bulunan Asklepeion’lar dünyanın ilk bilinen hastanleridir. Bu hastanelerde bedensel ve ruhsal sorunu olan hastalar tedavi ediliyordu. Bu amaçla müzik ve seslerden de yararlanılıyordu. Bilhassa suyun akarken çıkardığı seslerden bu amaçla fazlaca yararlanılmıştır.

Selçuklular ve Osmanlılar devrinde de Bimarhanelerde (ruh hastalıkları hastenesi) ve şifahanelerde Türk Musikisinden tedavi amacıyla yararlanıldığını ve alınan sonuçları ortaya koyan belgeler mevcuttur.

 

02Günümüzde Müzikle Terapi

Batı medeniyeti, ortalama olarak 17.yy’dan sonra pek çok alanda olduğu gibi tıp alanında da yeniliğe gitti. Aldatıcı ve yanıltıcı şarlatanlıklardan, gerçek dışı hayal ürünü bilgi ve uygulamalardan sıyrılmak üzere hemen her konuda sadece; materyalist, nesnel, pozitif, kanıtlanabilir, labaratuarda test edilebilir bilgi ve yöntemlere dönmüştür. Bu süreçte, somut ve denenebilir olmayan tüm bilgi ve uygulamalar reddedildi.

Şüphesiz ki bu bilimsellik devrimi yaşamımıza çok olumlu etkiler yapmıştır ancak eski çağlardan gelen ve unutulmuş bilgi birikimleri bu olumlu gelişmelerin yanında yer alamamış kurunun yanında yaş da yanmıştır. Bu bilgiler ancak halk arasında ve uzak doğu ülkelerinde varlığını sürdürebilmiştir.

Ancak son senelerde gerek araştırmacılar ve gerekse alternatif tıp uygulayıcıları, bu bilgi ve uygulamaları yeniden keşfetmeye başladı. Hatta bu konularda akademik çalışmalar yapılmaya, modern hastanelerde uygulamalar yapılmaya ve üniversitelerde ele alınıp incelenmeye başlanmıştır. Amerika’da, Avrupa’da ve dünyanın birçok ülkesinde “Müzik Terapi Okulları” bulunuyor ama maalesef ülkemizde ise ne böyle bir okul var ne de dört dörtlük bir müzikoterapist…

muzik-terapisi-nasil-uygulanir_646x340Müziğin Vücudumuza Etkisi

Araştırmalarla sabittir ki müziğin etkisi ile stres hormonları azalmakta, kan basıncı, solunum ritmi ve sayısı normale dönmektedir. Müzik panik atakları sırasında oluşan fiziksel belirtileri kontrol etmek, süre ve şiddetlerini azaltmakta etkilidir. Kasılma ve gevşemeleri kontrol ederken nefes almayı kolaylaştırır.

Ülkemizde yapılan bir çalışmada, ney sesinin, insanımız üzerinde rahatlatma ve zihinsel performansı olumlu yönde etkileme gücünün, viyolensele oranla daha fazla olduğu tespit edilmiştir.

Müzikal etkinlikler, erken çocukluk döneminde ve erişkinlik çağlarında yaşanıp kişisel gelişimi olumusuz etkilmeye devam eden olayları çözme konusunda da yardımcıdır.

Müzik semantik sistemi harekete geçirir. Travma sonrası stres bozukluğunda oluşan hormonal bozukluğun dengelenmesinde yardımcı olur

Hızlı tempolar mutluluk duygusunu, yavaş tempolar hüzün duygusunu uyandırır ve kan akış hızını ve solunum hızını etkiler.

İsveçli bilim adamlarının çalışmaları sonucu “Çok hızlı müzik türlerinin insanı strese soktuğu, ani ritim değişikliklerinin insan psikolojisi olumsuz etkilediği, hormon dengesinde kayma meydana getirdiği…” açıklanmışıtır.

Tabi gerekli noktalarda yüksek ritimli müziklerle kan basıncının artması için çalışmalar da yapılmaktadır. Bezginlik ve yorgunluktan yakınan kişilerin yüksek tempolu müzikler dinlemesi önerilir.

 

Amerikan Müzik Terapi Birliğinin Açıklaması

Amerikan Müzik Terapi Birliği’nin müzikle tedavi tanımı şöyledir:

Müzikoterapi, zihinsel ve fiziki sağlığın kazanılması, sürdürülmesi ve düzeltilmesi için tedavi edici hedeflere ulaşmakta kullanılan, müzikle tedavi uzmanlarınca yönlendirilen, tedavi edici bir ortamda davranışlarda arzu edilen değişikliklerin elde edilmesi için müziğin sistemli bir şekilde kullanılmasıdır.”

Bu değişiklikler kişinin kendisini ve kendisiyle ilgili dünyayı anlamasını sağlayan, böylelikle kişi ile toplum arasında bir denge oluşturmayı başaran değişikliklerdir.

Son olarak 1997 yılında:

İhtiyaç duyan bireylerin fiziksel ve psikolojik, sosyal ve zihinsel ihtiyaçlarını karşılamada müziği ve müzik aktivitelerini kullanan bir uzmanlık dalıdır.”

Tanımı yapılarak müzikle tedavinin bir alternatif tedavi yöntemi olmadığı, geleneksel tıbba uygun ve kendine has kuralları olan bilimsel bir tedavi yöntemi olduğu tescil edilmiştir.

10Müzikoterapi Nedir?

Müzikle tedavi denince akla sadece müzik ile tedavi gelmemelidir. İçinde müziğin de olduğu komplike bir çalışmadır müzikoterapi… Ve genellikle değişik branşlarda birden fazla hekim ve uzman tarafından ortak çalışmalarla uygulanır.

Müzikoterapide yönlendirilmiş hayal kurma ve doğaçlama teknikleri kullanılır. Müzik, kişinin müzik tedavi uzamanıyla paylaştığı derinlerdeki hayallerini uyandırır.

Bir ses olayı olan müziğin, böyle yararlı etkileri varken yine bir ses olayı olan gürültü; insan psikolojisini, ruhsal ve bedensel dengesini olumsuz etkiler. Seste ahenge ihtiyaç vardır. Gürültü ve sağlıklı müzik arasındaki fark; çalışan makineden çıkan gürültünün, rutin tekrarlayıcı ve sıkıcı bir yapısı olması, diğer gürültü çeşitlerinin de düzensiz ve kaotik bir ses yapısı olmasıdır.

05Müziğin Sosyal Etkileri               

Genel olarak istatistiklere baktığımızda, müzik adamlarında ve sanatçılarda, adi suç oranları büyük oranlarının büyük oranda düşük olduğu görülür. Bunun yanında müzik de tıpkı matematik ya da satranç gibi yüksek beyin fonksiyonları gerektirir.

Müzik ruhun gıdasıdır ve bu gıda sağlıklı, temiz olmalıdır ki onunla beslenen zihin ve ruh da temiz ve sağlıklı kalsın. Böyle musiki ortamlarından yetişerek topluma katılan bireklerin yasalara bağlı, adet ve gelenekleri önemseyen kuşaklar olarak, bunalımdan uzak, ülkeye ve topluma yararlı kişiler olmaları kaçınılmazdır.

Şizofreni hastalarından oluşan Türk Musikisi Korosu’yla konser veren Dr. Adnan Çoban, koro faaliyetinden önce iki büklüm duran ve sürekli yere bakan hastanın 400 kişi önünde konser verir hale gelmesini müthiş bir gelişme olarak niteliyor.

 

11678Çocuk ve Müzik

Bebek anne karnında 4,5 aylık iken sesleri duymaya başlar 6,5 aydan sonra da annesi ve babasının sesisini tanımaya başlar.

Bebeğin anne karnında edindiği deneyimlerin kişiliğin gelişmesinde önemli bir rol oynadığı bugün artık herkes tarafından bilinmektedir. Doğumdan önce ve 5 yaşına kadar çocuklara müzik ve bilhassa pentatonik müzik ve ikinci sırada klasik batı müziği dinletilmesi önerilmektedir.

Yeni bulgulara göre de ney muziği, en az pentatonik tarzlar ve klasik müzik kadar bebek ve çocuk beyin gelişimini olumlu etkilemektedir. Anne ninnisi ile başlayan müzik terapisi daha sonra ney musikisi ile devam ettiği takdirde hem sosyal hem de matematik zekasını olumlu yönde etkilemektedir.

Çocuğun ruhsal, duygusal, toplumsal gelişimine müzik etkin bir katkıda bulunur. Ayrıca çocuktaki hareket ve duyu sistemleri ile ilgili yetersizlikleri giderilmesine, dikkat konsantrasyon gibi zihinsel becerilerin kuvvetlendirilmesine ve iletişim yeteneğinin gelişmesinne yardımcı oluyor.

 

old-man-with-headphonesYaşlılıkta Müzik

Sadece çocuklukta değil, yaşlılıkta da müzikoterapiden çok yarar görürüz. Yaşlılıkta müzikle tedavinin etkileri:

-Kol ve bacak kuvvetini ve hareketliliğini arttırır.

-Sosyal etkileşimi teşvik eder.

-Kısa ve uzun süreli hafızayı arttırır.

-Gerçeğe yönelimi arttırır.

-İletişimi ve sözel becerileri arttırır.

-Duyuları güçlendirir.

-Adaptasyonu bozan davranışları ve amaçsız davranışları anlatır.

Diğer Canlılarda Müzik

Müzik sadece insanları değil tüm canlıları olumlu etkiler. Koyunların, çobanın çaldığı kavalın peşinden ayrılmamaları; vikinglerin hayvanları otlatırken söylediği şarkılar hayvanların da müzik algısı olmasının işaretidir. Evinde çiçek yetiştirenlere, bitkilerine müzik dinletmeleri önerilir. Böylece çiçeklerin daha sağlıklı olacağı, yaprakların daha parlak ve canlı olacağı söylenir.

Bundan çok uzun seneler önce, İskandinav ülkelerinin birinde geçen şöyle bir olayla ilgili haber gözüme takılmıştı:

“Bir kadın ‘kocam çok gürültülü müzik dinliyor ve çiçeklerim bundan rahatsız oluyor, bu nedenle ondan boşanmak istiyorum.’ diyerek mahkemeye başvurmuş. Hakim de bu gerekçeyi haklı görerek onları boşamıştı.”

Bizdeyse o dönemlerde boşanmak çok zordu ve çok uzun yıllar sürmekteydi. Avrupada ineklerin daha fazla süt vermesini sağlamak amacıyla müzikten yararlanılıyor ve ineklere müzik dinleterek verimlilik arttırılıyor. Çünkü ineğin verdiği süt, ortamın ışığına, dinlettirilen müziğin türüne göre değişiklik gösteriyor

Viking Şarkısı:

Sosyal medyada Paylaşın ...

Yorumunuzu ekleyin

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.