Kulak kurtları: Kafanıza takılan o şarkılar…

Kulak kurtları: Kafanıza takılan o şarkılar…

Markette kasada sıra beklerken… ya da raftaki dergileri karıştırırken… aklına bir şarkı takıldığı oldu mu hiç? Şarkının tamamı değil, sadece bir bölümü zihninde tekrar ve tekrar çalar… Bir anda kendini sebzeleri ritme uygun boşaltır halde bulabilirsin. Sakin ol! Bir kulak kurdu tarafından ele geçirildin… ve üzülme; yalnız değilsin.

İnsanların %90’ından fazlası, haftada en az bir kez kulak kurtları tarafından ele geçiriliyor. …ve her dört kişiden biri bu durumu günde birkaç kez yaşıyor.

Kulak kurtları, genelde fazla dikkat gerektirmeyen işler sırasında zihnimizi oyma eğilimindeler… Mesela dişlerimizi fırçalarken… ya da suyun kaynamasını beklerken… ya da trafik ışığının değişmesini beklerken… Bu, zihnimizin en büyük gizemlerinden biri… Bilimadamları, melodilerin kafamıza nasıl bu kadar kolay takıldığını henüz tam anlamıyla bilmiyor. Psikolojik açıdan bakarsak, kulak kurtları bir tür zihinsel imgelem… Bu imgelem görsel olabilir… Gözünü kapatıp, kırmızı bir yük arabası düşlemek gibi…ya da işitsel olabilir… Tıpkı, bir bebeğin ağlama sesini düşlediğindeki gibi…ya da tavada cızırdayan yağın sesini…Kulak kurtları, işitsel imgelemin özel bir çeşididir. Çünkü istem dışıdır.

Kulaklarını tıkayıp “Binlerce Dansöz Var” şarkısını düşlemeye çalışmazsın… yani büyük ihtimalle çalışmazsın. Şarkı işitsel algına adeta zorla girer… ve istenmeyen bir misafir gibi zihninde dolanır. Kulak kurtları çok canlı olma eğilimindedir… ve normalde armoniler yerine bir melodiden oluşurlar.

Kulak kurtlarının dikkat çekici bir özelliği de, bir döngüde kalmalarıdır.Dakikalarca ya da saatlerce tekrar ve tekrar ve tekrar zihnimizde çalabilirler.  Tekrarın, bir kulak kurdunun tetiklenmesinde ki rolü büyüktür. Şarkılar, yeni dinlediğimizde veya yineleyen dinleyişlerimizle zihnimizde daha çok kalır.

Yineleme, böylesine bir tetikleyiciyse, belki o zaman kulak kurtlarımız için modern teknolojiyi suçlayabiliriz. Son yüzyılda, aynı şeyi defalarca dinleyebilmemizi sağlayan cihazlarda olağanüstü bir artış oldu. Plaklar, kasetler, CD’ler ya da internette yayılan ses dosyaları… Bu teknolojiler bir çeşit eşsiz modern çağ deneyimi mi yarattılar?

Kulak kurtları sadece 20. yüzyılın sonlarının bir ürünü mü? Cevap, beklenmedik bir kaynaktan geliyor: Mark Twain… 1876’da, fonograf icat edilmeden sadece bir yıl önce, Mark Twain, tüm bir kasabanın kafiyeli bir şarkı tarafından uğursuzca ele geçirilişini anlatan kısa bir öykü yazmıştı. Bu durum, bize kulak kurtlarının temel bir psikolojik olgu olduğunu gösteriyor. Evet kayıt teknolojisiyle daha çok artmış olabilir… ama sadece bu yüzyıla özgü değil…ve evet, Shakespeare’den Sacajawea’ya kadar pek çok büyük tarihi kişi, kafasına takılmış bir şarkıyla gezinmiş olabilir.

Müzik dışında, bu kadar yaygın bir başka davetsiz imgelem düşünmek güç… Neden müzik? Neden suluboya renkleri zihnimize saplanıp kalmıyor? ya da peynirli çöreklerin tadı?

Bununla ilgili bir teori, müziğin hafızadaki temsil şekliyle ilgili… Bildiğimiz bir şarkıyı dinlediğimizde, sürekli ilerisini duyarız, bir sonraki notayı bekleriz. Tek başına belli bir müzikal anı düşünmemiz zordur. “Happy Birthday”deki “you” sözcüğünün aralığını düşünmek istersek, “Happy”den başlayarak “you”ya kadar şarkıyı söylememiz gerekir. Bu açıdan, bir melodi bir çeşit alışkanlık gibidir. Ayakkabını bağlamaya başladığında, fiyongu bağlayana kadar otomatikte olman gibi… Bir melodi aklına geldiğinde… Mesela biri “my umbrella” dediğinde, doğal bir durma noktasına gelene kadar şarkıyı zihninde çalman gerekir; “ella, ella, ella.” Ama bu, dayanağı olmayan bir görüş. Gerçekte, kulak kurtlarına neden yatkın olduğumuzu tam olarak bilmiyoruz. Ama kulak kurtlarını daha iyi anlamak, bize insan beyninin nasıl çalıştığını çözmede önemli ipuçları verebilir.Belki bir dahaki sefere, zihninden gitmeyen bir Serdar Ortaç şarkısı tarafından ele geçirildiğinde, bunu bilişsel yetimizle ilgili önemli gizemleri çözecek bilimsel bir yolculuğun başlangıcı olarak değerlendirebilirsin.

Ya da boşver, kıvır gitsin!

Sosyal medyada Paylaşın ...

Yorumunuzu ekleyin

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.